24.06.2026
Yaklaşık 2,5 milyon adayın katıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) tamamlanmasının ardından gözler tercih sürecine çevrildi. 22 Temmuz’da açıklanması beklenen sınav sonuçlarıyla birlikte adaylar, eğitim hayatlarının en önemli kararlarından birini vermeye hazırlanacak.
Tercih dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gonca Kırpıkoğlu, bu sürecin en az sınava hazırlık dönemi kadar stratejik ve belirleyici olduğuna dikkat çekti. Adayların yalnızca puanlarına odaklanmak yerine başarı sıralamalarını esas almaları gerektiğini vurgulayan Kırpıkoğlu, elde edilen sonucun doğru analiz edilmesinin ve kişisel hedeflerle uyumlu bir tercih stratejisi oluşturulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Doğru Tercih Geleceği Şekillendiriyor
Üniversite tercihinin yalnızca bir programa yerleşmekten ibaret olmadığını belirten Kırpıkoğlu, adayların tercih sürecinde üniversitelerin sunduğu akademik ve kariyer olanaklarını detaylı şekilde araştırmaları gerektiğini ifade etti.
Doğru bir tercih listesi hazırlanırken öğrencinin ilgi ve yeteneklerine uygun, aynı zamanda kültürel ve kişisel gelişimine katkı sağlayacak bir alana yönelmesinin öncelikli olması gerektiğini belirten Kırpıkoğlu, üniversitelerin akademik kadroları, teknolojik altyapıları, uluslararası iş birlikleri ve öğrencilere sundukları imkanların da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Sektör profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatları, iş dünyasının güncel eğitimlerine erişim, staj imkanları ve kariyer olanaklarının da tercih sürecinde önemli kriterler arasında yer aldığını ifade eden Kırpıkoğlu, üniversite yıllarının bireyin kendini keşfettiği, yeni beceriler kazandığı ve geleceğe hazırlandığı özel bir dönem olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle adayların kampüs yaşamını, öğrenci kulüplerini, sosyal etkinlikleri ve kişisel gelişim fırsatlarını da değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
“24 Tercih Hakkı Stratejik Kullanılmalı”
Adayların sahip olduğu 24 tercih hakkının bilinçli ve dengeli bir planlama ile değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kırpıkoğlu, tercih listelerinde hem hedeflenen hem de yerleşme ihtimali yüksek programlara yer verilmesinin önemine işaret etti.
Tercih listesi hazırlanırken adayların hayalini kurdukları, yeteneklerine uygun ve kendilerini güvende hissedecekleri programları dengeli bir şekilde sıralamaları gerektiğini ifade eden Kırpıkoğlu, bölümlerin geçmiş yıllardaki başarı sıralamalarının incelenmesinin ve üniversitelerin sunduğu sosyal ve akademik ekosistemin araştırılmasının doğru karar vermeyi kolaylaştıracağını söyledi.
Kırpıkoğlu, dengeli bir tercih listesi oluşturulabilmesi için ilk sıralarda adayın başarı sıralamasının yaklaşık yüzde 20 üzerinde yer alan programlara, orta sıralarda başarı sıralamasına yakın bölümlere ve listenin son bölümünde ise başarı sıralamasının altında kalan programlara yer verilmesini önerdi.
Kılavuzun Dikkatle İncelenmesi Gerekiyor
Tercih işlemlerine başlamadan önce ÖSYM tarafından yayımlanacak güncel Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nun dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Kırpıkoğlu, kılavuzda yer alan özel koşulların, burs olanaklarının, kontenjanların ve başarı sıralamalarının yerleştirme sürecinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Adayların tercihlerini bu bilgiler doğrultusunda şekillendirmelerinin önem taşıdığını belirten Kırpıkoğlu, olası sistem yoğunluklarının önüne geçebilmek için tercihlerin son günlere bırakılmamasını tavsiye etti. Tercih sürecinin uzman rehberler eşliğinde yürütülmesinin ve yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınmasının da önem taşıdığını kaydetti.
Üniversiteler Yakından Tanınmalı
Üniversite adaylarının tercih listelerini hazırlarken mutlaka uzman desteğine başvurmaları gerektiğini belirten Kırpıkoğlu, adayların tercih etmeyi düşündükleri üniversitelerin tanıtım günlerine katılmalarının faydalı olacağını söyledi.
İlgilenilen bölümlerin akademik kadrolarıyla tanışmanın, kariyer olanakları hakkında bilgi edinmenin ve üniversitelerin sunduğu eğitim, sosyal yaşam ve kariyer imkanlarını yakından incelemenin daha bilinçli tercihler yapılmasına katkı sağlayacağını ifade eden Kırpıkoğlu, sürecin yalnızca bir yerleşme dönemi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
“Bu Süreç Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıç”
Üniversite seçiminin yalnızca dört yıllık bir eğitim sürecini değil, bireyin gelecekteki vizyonunu ve kariyer yolculuğunu da şekillendirdiğini belirten Kırpıkoğlu, tüm üniversite adaylarına başarılı bir tercih dönemi ve eğitim hayatı dileğinde bulundu.
Kırpıkoğlu, “Bu süreç bir son değil, yeni bir başlangıç. Adayların kendilerini tanıyarak, hedeflerini doğru belirleyerek ve bilinçli tercihler yaparak geleceklerini şekillendirmeleri büyük önem taşıyor” dedi.


