fbpx

Doğru Üniversite Nasıl Seçilir?

21.07.2026

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih heyecanı başlarken, adayları geleceğini şekillendirecek kritik bir karar süreci bekliyor.

Tercih maratonunda adaylar, hayatlarının en önemli kararlarından biriyle karşı karşıya kalıyor. Bu süreçte yalnızca puan ve sıralamaya göre hareket edilmesinin uzun vadede yanlış tercihlerin önünü açabileceğini ifade eden İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji  Bölümü Öğr. Üyesi Klnk. Psk. Dr.  Ramazan Çağlar Ercen, üniversite seçiminin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Üniversite Seçimi Geleceğe Yapılan Bir Yatırımdır

Üniversite tercihinin sadece dört yıllık bir eğitim sürecini değil, bireyin mesleki yaşamını, sosyal çevresini ve kişisel gelişimini de şekillendirdiğini söyleyen Dr.  Ercen, “Gençler tercih yaparken yalnızca hangi bölüme yerleşebileceklerini değil, hangi üniversitenin kendilerine en uygun gelişim ortamını sunacağını da değerlendirmelidir. Üniversite, öğrencinin kendisini tanıdığı, yetkinliklerini geliştirdiği ve geleceğini inşa ettiği önemli bir yaşam alanıdır.” ifadelerini kullandı.

Sadece Puan Değil, Eğitim Kalitesi de Önemli

Adayların üniversitenin akademik kadrosu, uygulamalı eğitim olanakları, laboratuvar altyapısı, uluslararası değişim programları ve sektör iş birliklerini mutlaka araştırması gerektiğini vurgulayan Dr. Ercen, “Bugünün iş dünyası sadece diploma sahibi bireyler değil, bilgiyi uygulamaya dönüştürebilen, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen mezunlar bekliyor. Bu nedenle tercih edilecek üniversitenin öğrenciye sunduğu uygulamalı eğitim imkanları büyük önem taşıyor.” dedi.

Kampüs Yaşamı ve Psikolojik İyi Oluş Başarıyı Destekler

Üniversite yaşamının yalnızca derslerden ibaret olmadığını belirten Dr.  Ercen, öğrencilerin sosyal kulüpler, kültürel etkinlikler, spor faaliyetleri ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden de yararlanabilecekleri bir kampüs ortamını tercih etmelerinin önemine dikkat çekti. “Üniversite yılları bireyin kimlik gelişiminin hız kazandığı, sosyal ilişkilerini güçlendirdiği ve bağımsız yaşam becerileri kazandığı özel bir dönemdir. Kendini güvende hisseden, sosyal olarak desteklenen ve aidiyet duygusu geliştiren öğrencilerin akademik başarılarının da daha yüksek olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konulmaktadır.” diye konuştu.

Kendi Hedeflerinizi Merkeze Alın

Tercih döneminde aile, arkadaş çevresi veya toplum baskısıyla hareket edilmemesi gerektiğini ifade eden Ercen, her öğrencinin ilgi alanı, yetenekleri ve yaşam hedeflerinin farklı olduğunu söyledi. “Başkalarının beklentileri doğrultusunda yapılan tercihler zaman içerisinde mutsuzluk ve motivasyon kaybına neden olabilir. Gençlerin kendilerini tanımaları, hangi alanlarda üretmekten keyif aldıklarını keşfetmeleri ve kararlarını bu doğrultuda vermeleri çok daha sağlıklı olacaktır. Doğru üniversite, öğrencinin yalnızca meslek sahibi olmasını değil; kendini tanıyan, özgüvenli ve geleceğe hazır bir birey olarak yetişmesini de destekleyen üniversitedir.” Dr. Ercen, tercih sürecindeki adaylara üniversitelerin tanıtım günlerine katılmalarını, akademisyenlerle görüşmelerini ve kampüsleri yerinde incelemelerini önererek sözlerini şöyle tamamladı: “Üniversite tercihi aceleyle verilecek bir karar değildir. Araştıran, soru soran ve kendi hedeflerini merkeze alan öğrenciler, hem akademik hem de kişisel yaşamlarında daha başarılı ve mutlu bir üniversite deneyimi yaşayacaklardır.”