27.08.2026
“Geldikleri Gibi Giderler”
Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’un işgali karşısında söylediği “Geldikleri gibi giderler” sözü, Milli Mücadele’nin bağımsızlık ve zaferle sonuçlanan yolculuğunu özetleyen önemli sözlerden biri oldu. İstanbul Arel Üniversitesi’nde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı programında konuşan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, Büyük Zafer’in ardındaki azim, kararlılık ve fedakarlık ruhunu anlattı.
İstanbul Arel Üniversitesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Aziz Sancar Amfisi’nde gerçekleştirilen “30 Ağustos Zaferi: Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e Uzanan Yol” başlıklı tören ve söyleşi programında, Milli Mücadele’nin dönüm noktaları, Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zaferi’nin tarihsel önemi değerlendirildi.
İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, 30 Ağustos Zafer Bayramı’na özel hazırlanan video gösterimiyle devam etti. Programa İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurdan Çolakoğlu, Prof. Dr. Ergül Berber ve Prof. Dr. Ali Güngör başta olmak üzere akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Programın konuşmacısı Türk Hava Kuvvetleri (E) Hava Pilot Tuğgenerali Dr. Hüseyin Fazla oldu. Programın moderatörlüğünü ise İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Sofuoğlu üstlendi.
Büyük Taarruz’un yalnızca askeri bir başarı olmadığı, aynı zamanda milletin birlik ve beraberlik içerisinde verdiği bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğu anlatıldı.
Emekli Hava Pilot Tuğgenerali Dr. Hüseyin Fazla, “Karşınızda dönemin güçlü devletleri var. Buna rağmen milletimiz, ailesini geride bırakıp dağda, bayırda, cephede mücadele etmiş ve bu ülke için canlarını feda etmiş.” dedi.
“Atatürk Stratejiyi Bilen Biriydi”
O dönemde düzenli bir ordunun dahi bulunmadığına dikkat çeken Fazla, tüm zorluklara rağmen büyük bir mücadele verildiğini ve bugünlere kolay gelinmediğini vurguladı. Program, 30 Ağustos Zaferi’nin tarihsel ve toplumsal önemine ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.


