fbpx

İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerinin Dönem Sonu “Öğrenci İşleri” Sergisi Kapılarını Açtı

02.03.2026

İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin dönem sonu “Öğrenci İşleri” sergisi kapılarını açtı. Güzellik algısından betonlaşmaya, şizofreniden toplumsal baskılara ve sinemadan tasarıma kadar pek çok konuyu sanata dönüştüren gençler, izleyiciye şu mesajı veriyor: “İç dünyamızı yansıtan bu eserlerle iyiliği ve farkındalığı çoğaltıyoruz.”

 

İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, Tepekent Yerleşkesi’nde düzenlenen görkemli bir törenle “Öğrenci İşleri” sergisini sanatseverlerle buluşturdu. 9 Mart’a kadar sürecek olan sergi, sadece bir dönem sonu etkinliği değil; genç iletişimcilerin toplumsal sorunlara vurduğu estetik bir neşter niteliği taşıyor. Tepekent Yerleşkesi 3. Kat Fuaye Alanı’nda açılışı yapılan serginin film ve video-haber kategorisi gösterimleri Tepekent Yerleşkesi Mini Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Açılışta öğrencilerin emeğine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Ersin Göse, sanatın iyileştirici gücüne vurgu yaparak; “Dünyanın zorlu süreçlerden geçtiği, negatif haberlerin ve savaşların eksik olmadığı bu dönemde, öğrencilerimizin iç dünyamızı şenlendiren bu eserlerini görmek bizlere umut veriyor. İnsanlığa katkısı olan bu kıymetli işlerden herkesin istifade etmesini diliyorum” dedi.

 

“Bir Gelenek Başlatıyoruz”

Sergiyi fakülte için kalıcı bir geleneğin ilk adımı olarak nitelendiren Dekan Prof. Dr. Selahattin Yıldız ise şunları söyledi:

“Bu sergi, sadece bir dönem sonu etkinliği değil; aynı zamanda bölümler arası iş birliğimizin somut bir kanıtı. Gazetecilikten görsel tasarıma kadar öğrencilerimizin dönem boyunca ürettiği her şey burada. Bu bir başlangıç; bundan sonra her yıl Haziran ve Ekim aylarında bu sergiyi daha da büyüterek devam ettireceğiz.”

İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri: “Öğrencilerimizin mesleki yolculuklarında attıkları ilk ama çok değerli bir adım”

Dr. Öğr. Üyesi Rahime Akikol (Sinema ve Televizyon Bölüm Başkanı): “2025-2026 güz yarıyılı içinde bölümümüzün ArelFilmLab çatısı altında üretilmiş videoları ve uygulamalı derslerin çıktılarını izledik. Gösterimin amacı öğrencilerimizin ürettiklerini takdir etmek daha iyisi fazlası için teşvik etmekti. İletişim alanında üretmek; düşünmeyi, sorgulamayı, anlatmayı ve sorumluluk almayı gerektirir. Öğrencilerimiz bu süreci büyük bir özveri ve titizlikle yürüttüler. Elbette her başlangıç gibi bu çalışmaların da gelişime açık yönleri olabilir. Ancak bizler için kıymetli olan; üretme cesareti göstermeleri, ekip çalışmasını deneyimlemeleri ve fikirlerini somut bir anlatıya dönüştürme çabalarıdır. İnanıyorum ki izlediğimiz her çalışma, onların mesleki yolculuklarında attıkları ilk ama çok değerli bir adım ve bu başlangıç ilerleyen yıllarda çok daha güçlü, çok daha nitelikli projelere dönüşecek. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve onları destekleyen akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyorum.”

 

Öğr. Gör. Eylül Ganiz (Görsel İletişim Tasarımı): “İletişim Fakültesi – Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nde pek çok uygulamalı ders yürütmekteyiz. Bu uygulamalı derslerde öğrencilerimize sadece yazılımları ve araçları öğretmeyi değil, bu araçları kullanırken hem hayal güçlerini hem yaratıcılıklarını hem de dünyayı ve yaşamı kavrayışlarını pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Öğrencilerin kavramsal yaklaşımlarını teknoloji ile birleştirerek görsel tasarımlar ortaya çıkarmalarını çok önemsiyoruz. Diğer yandan her ders dönemi başında, eğer başarılı işler ortaya koyarlarsa bunların sergiye seçileceğini söylemek, onların çalışma heves ve motivasyonlarına büyük katkı sağlıyor. 2025 – 2026 Güz döneminde de sınıflarımı bu mantıkta çalıştırmak istedim. Böylelikle, Görsel Tasarım Uygulamaları 2, Görsel Algılama ve Tasarım ve Marka Tasarımı derslerimizin hem ödevlerinden hem de sınav projelerinden, öğrencilerimizin keyifle çalıştığı eserler ortaya çıktı. Bu eserler onlara sadece sergilenme mutluluğu yaşatmakla kalmayıp, ileride portfolyolarında da önemli yer tutacaktır. Güzel çalışmaları için öğrencilerimi tebrik ediyor, heyecan ve başarılarının devamını diliyorum.”

 

Genç İletişimcilerin Gözünden: Sanatın Dili

Serginin en dikkat çekici noktası, şüphesiz öğrencilerin kendi eserlerini ve motivasyonlarını ifade ettikleri bölümler oldu:

 

Hayal Nur Özüyılmaz (Sinema ve Televizyon): “Dijitalleşen ve teknik kopyalamanın sınırsız olduğu günümüzde, Walter Benjamin’in ortaya attığı “aura” kavramının modern kütüphanelerde ve fiziksel mekanlarda hâlâ bir karşılığı olup olmadığını öğrenmeyi, kitap okuma alışkanlıklarının nasıl ve ne yönde değiştiğini sorgulamayı; içine hapsolduğumuz dijital dünyayı izleyiciye bir anlığına fark ettirmeyi ve bir sinema ve televizyon öğrencisi olarak o kaybolan atmosferi yeniden göstermeyi amaçladım.”

 

Peren Yurttaş (Sinema ve Televizyon): “Üniversite eğitimim kapsamında gerçekleştirdiğim bu çalışmada, kahvenin tarladan fincana uzanan hikayesini baristalardan dinleyerek, sinematik bir perspektifle yansıtmaya çalıştım. Teorik bilgilerimi geliştirmemi sağlayarak güzel bir deneyim oldu.”

 

Büşra Türk (Gazetecilik): “Toplumun bize dayattığı güzellik kalıplarını, özellikle sosyal medyanın yarattığı baskı üzerinden sorgulamak istedim. Kadınların bu algı nedeniyle nasıl bir inşa sürecine maruz kaldığını araştırmamla görünür kılmaya çalıştım.”

 

Ecrin Kaya (Görsel İletişim Tasarımı): “Şizofreni gibi karmaşık bir zihinsel durumu, ‘Yansıyan Gerçeklik’ temasıyla; aynalar ve kırık camların yarattığı o parçalı ışık yansımaları üzerinden somutlaştırmak istedim. İzleyicinin zihninde o karmaşayı uyandırmayı hedefledim.”

 

Sueda Şentürk (Görsel İletişim Tasarımı): “Betonlaşma aslında hayvanların yaşam alanlarını gasp etmek demek. Şehir fotoğraflarını, hayvanların doğal habitatlarıyla kompoze ederek, beton yığınları arasında kalan bu sessiz mağduriyete dikkat çekmek istedim.”

 

2-9 Mart tarihleri arasında Arel Üniversitesi Tepekent Yerleşkesi 3. Kat Fuaye Alanı’nda ziyaret edilebilecek olan sergi, tüm öğrencileri, personeli ve sanat meraklılarını bekliyor.