23.05.2026
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehmet Yakın, yapay zekâ ve dijital dönüşüm sürecinde iletişim eğitiminin her zamankinden daha kritik hale geldiğini belirterek, sosyal bilimlerin ihmal edilmesinin toplumsal dengeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Yapay Zekâ Dönüşümünde İnsanı Anlamak Kritik Öneme Sahip
Yapay zekâ teknolojileri, veri analitiği ve dijitalleşme süreçleri hayatın her alanında köklü değişimler yaratırken, eğitim dünyasında da yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehmet Yakın, teknolojik gelişmelerin yalnızca mühendislik ve teknik bilimler perspektifinden değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu belirtti. Dijital dönüşümün merkezinde insanın yer aldığını vurgulayan Yakın, teknolojinin toplumsal etkilerinin doğru analiz edilebilmesi için iletişim ve sosyal bilimlerin güçlü bir şekilde sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
İletişim Eğitimi Yapay Zekâ Çağında Daha Değerli Hale Geliyor
Yapay zekâ destekli sistemlerin günlük yaşamı, çalışma biçimlerini ve iletişim alışkanlıklarını dönüştürdüğünü belirten Yakın, bu değişimin yalnızca teknik boyutuyla ele alınamayacağını söyledi. Toplumların teknolojiyi nasıl algıladığı, kullandığı ve dönüştürdüğünün iletişim bilimlerinin çalışma alanına girdiğini ifade eden Yakın, şu değerlendirmede bulundu: “Teknolojinin muhatabı insandır. İnsan davranışları, algılar, kültürel dinamikler ve iletişim süreçleri anlaşılmadan yapılan teknolojik analizler eksik kalacaktır.”
Fen ve Sosyal Bilimler Birlikte İlerlemeli
Son yıllarda sayısal alanlara yönelik ilginin artmasının önemli olduğunu belirten Yakın, ancak sosyal bilimlerin geri planda bırakılmasının uzun vadede çeşitli sorunları beraberinde getirebileceğine dikkat çekti. Teknolojik gelişmelerin toplumsal karşılık bulabilmesi için sosyal bilimlerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Yakın, toplumların yalnızca üretim kapasitesiyle değil; iletişim, uzlaşma, ikna ve anlam üretme becerileriyle de güç kazandığını söyledi. Yakın, teknolojik ürünlerin ve dijital sistemlerin başarılı olabilmesi için insan ihtiyaçları ve toplumsal beklentiler doğrultusunda geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
İletişim Eğitimi Uygulama ve Deneyim Gerektiriyor
İletişim alanında verilen eğitimin teorik bilginin ötesine geçtiğini belirten Yakın, öğrencilerin mesleki yeterliliklerini uygulamalı çalışmalarla geliştirmelerinin gerektiğini söyledi.
Halkla ilişkiler ve reklamcılık alanlarında eğitim gören öğrencilerin; sunum teknikleri, kriz iletişimi, ekip çalışması, hedef kitle analizi ve stratejik planlama gibi yetkinlikleri uygulamalı süreçlerle kazandığını belirten Yakın, yüz yüze eğitimin bu noktada önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Uzaktan eğitimin birçok alanda önemli fırsatlar sunduğunu belirten Yakın, iletişim disiplininde yüz yüze etkileşim ve uygulama deneyiminin eğitim kalitesini artıran temel unsurlar arasında yer aldığını dile getirdi.
Dijital Dönüşüm Halkla İlişkiler ve Reklamcılığı Yeniden Şekillendiriyor
Kurumların günümüzde yalnızca kaliteli ürün veya hizmet üretmesinin yeterli olmadığını belirten Yakın, dijital çağda görünürlük ve güven inşasının büyük önem kazandığını söyledi. Veri odaklı iletişim stratejileri, hedef kitle analizleri ve yapay zekâ destekli içerik üretim süreçlerinin sektörün dinamiklerini değiştirdiğini ifade eden Yakın, halkla ilişkiler ve reklamcılık alanlarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguladı. Kurumsal itibar yönetimi, dijital marka iletişimi ve stratejik içerik üretiminin geleceğin iletişim profesyonelleri için önemli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirten Yakın, sektörün nitelikli iletişim uzmanlarına olan ihtiyacının giderek arttığını kaydetti.
İnsan Odaklı İletişim Yaklaşımı Korunmalı
Teknolojinin hızla gelişmesine rağmen insan merkezli iletişim anlayışının önemini koruduğunu belirten Yakın, iletişimin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığını söyledi. İletişimin aynı zamanda güven oluşturma, anlam üretme ve toplumsal bağları güçlendirme süreci olduğuna dikkat çeken Yakın, medya okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve doğru bilgiye erişim becerilerinin yapay zekâ çağında daha da kritik hale geldiğini ifade etti. Doç. Dr. Mehmet Yakın, geleceğin dünyasında teknolojik yetkinliklerin yanı sıra güçlü iletişim becerilerine sahip bireylerin öne çıkacağını belirterek, fen bilimleri ile sosyal bilimlerin birlikte ilerlediği bütüncül bir eğitim anlayışının sürdürülebilir toplumsal gelişim için vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekledi.



